Bilinmesinde fayda olan bazı hususlar:
- Bu görsel karşılaştırıcı tarafımca Python kullanılarak Leafmap modülü ile oluşturulmuştur. Kullanılan görseller Vikipedi'den alınmıştır.
- Sevr haritasında güneydoğudaki pembe çizgili alanda Wilson ilkelerinden hareketle tıpkı Ermenistan gibi bir Kürt devleti kurulması planlanıyordu.
- Lozan haritasında maviyle işaretlenmiş olan Hatay, Fransızlarla yapılan 1921 Ankara anlaşması ile Fransız Mandası altında Hatay'da yerleşik Türklerin haklarının korunduğu özerk bir yönetime kavuşmuş ve Fransa'nın 1936'da Suriye'den çekilmesinin ardından 1938 yılında bağımsızlığına kavuşarak 1939'da Türkiye'ye katılma kararı almıştır.
- Musul hususunda ise Lozan'da mutabakat sağlanamamış olup daha sonra Türkiye ve İngiltere arasında ayriyeten çözülmesine hükmedilmiş ancak takip eden yıllarda bilhassa Şeyh Said isyanının tesiri ile İngilizlerin lehine sonuçlanmıştır.
- İlaveten belirtmek gerekir ki Musul'un İngiliz mandası altındaki Irak'a bırakılmasına dair yapılan 1926 Ankara anlaşması'na göre Irak, Musul vilayetinde çıkardığı petrolden elde ettiği yıllık gelirin %10'unu 25 yıl süreyle Türkiye'ye ödeyecekti. Bu ödemelerin ne kadarının yapıldığı ise günümüzde hala tartışma konusudur.
- Lozan'da kararlaştırılan başkanı Türk olacak Uluslararası Boğazlar komisyonu ise 1936'da Montreux (Montrö) Boğazlar Anlaşmasının imzalanması ile geçersiz hale gelmiş ve boğazlar üzerinde anlaşma sınırları dahilinde bağımsız egemenlik elde edilmiştir. Türkiye anlaşmaya göre boğazlardan geçen gemilerden geçiş vergisi alamamakla beraber yalnızca savaş durumunda boğazları geçişe kapatabilmektedir. Anlaşma her yedi yılda bir yenilenmektedir.
- Lozan haritasında görünmeyen Bozcaada ve Gökçeada'da Lozan antlaşmasıyla Türk hakimiyetine girmiştir. Diğer Ege adalarının Lozan'da teslim edildiğine dair suçlamalar ise yersizdir. Zirâ bu adalar Lozan konferansı esnasında zaten fiilen İtalyan hakimiyeti altında bulunmaktaydı. Benzer şekilde Kıbrıs da çoktan beri İngilizlerin elindeydi. Lozanla beraber değişen tek şey bu fiili hakimiyetlerin Türkiye tarafından resmen tanınmış olmasıdır. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek isteyenlerin İngiltere ile imzalanan 1878 Kıbrıs Antlaşması ile İtalya ile imzalanan 1912 Uşi anlaşmasını araştırmaları tavsiye edilir. (Her iki husus Fahir Armaoğlu'nun 19.Yüzyıl Siyasi Tarihi eserinde etraflıca yer almıştır.)
- Son olarak Lozan'ın 2023'te süresinin dolduğu veya Türkiye'nin bor işleme hakkını kısıtladığı ile ilgili söylemler tamamıyla asılsızdır.